ÜLKEMİZDE GENÇ NÜFUS NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR ???

ÜLKEMİZDE GENÇ NÜFUS NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR ???







Ülkemiz oldukça güzel bir coğrafi konuma sahiptir. Bu yüzden bir çok ülke bize özenir . Ülkemizin genç nüfusu çoktur , bu yüzden de diğer ülkeler bize özenir . Ülkemizin çalışma gücü fazladır ve bu yüzden de diğer ülkeler bize özenir . Ülkemizin buna benzer bir çok artısı vardır saymakla bitmez ve diğer ülkeler bu özelliklere çok ama çok özenir .  Peki ülkemiz bu kadar avantajlıyken bunu kullanıyor mu ? nasıl kullanıyor ? veya neden kullanamıyor ? Bu gibi sorulara cevap bulmaya çalışacağımız yazımızda umarız sizi bir nebze de olsa bilgilendirebiliriz .

Öncelikle ülkemiz elinde bulundurduğu ayrıcalıkları değerlendirmekte hiç de iyi bir görüntü sergilememektedir . Çünkü bir çok artımız olmasına rağmen bunları avantaja çevirmek için herhangi bir projemiz yok . Dış ülkeler elinde ki az sayıda genç nüfusa ve diğer negatif özelliklerine rağmen bizden çok daha ön sıradalar ve sürekli yeni projelerle önümüzde kalmaya devam edecekler . 

Öncelikle eğitime verilen önem çok ama çok az . Eğitime ayrılan bütçe diğer ülkelere oranla bir hayli düşük . Peki elinizde genç bir nüfus varken bu ne kadar doğru ? Genç nüfus demek eğitime ve gelişmeye açık nüfus demektir . Gençlere bu gibi imkanları kısıtlı verirsen ( diğer ülkelere nazaran ) sonuç hiç de iyi olmaz ki olmuyor da . 

Peki spor konusuna gelelim . Genç nüfus demek bolca sporcu bolca alt yapılar bolca spor salonları demektir . Ama bunun içinde bir yatırım gerekmektedir . Son zamanlarda bu konuda ki girişimler oldukça yüksektir her yere spor salonları , halı sahalar ve futbol sahaları yapılmaktadır . Ama sadece bunları yapmak yeterli mi ? Tabi ki de değil . Genç nüfusa göre lisanslı futbolcu sayısı diğer ülkelere göre o kadar düşük ki bundan da anlayabiliyoruz ki yeterli değil . Çünkü her türlü sporun alt yapılarında eğitimcilerin gözle görünen bir eksikliği var . Eğitimsiz bir eğitimcinin sporcu yetiştirmeye çalışması kadar tehlikeli bir şey yoktur . Çünkü hem ikisi için de zaman kaybı hem de psikolojik kayıplar vardır . Bu şekilde kaç sporcu adayı belki de sporu bırakmış şimdi biri kahve köşelerin de diğeri sanayide bazısı istemediği yerlerde okullarda hayatını sürdürmektedir . Ama belki de alt yapıya verilen önem daha çok olsa o çocuklar ülkeyi spor alanlarında temsil edecek , büyük başarılar kazanacak ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edecekti .  

Eminim 1 milyondan fazla genç sporcu adayı bu konudan rahatsızdır . Bunun içinde güreşçisi de var , basketbolcusu da , futbolcusu da , tenisçisi de voleybolcusu da . Ve bu insanlar genç yaşlarında umutla baktıkları spor geleceklerinin bir yerden sonra aslında öyle olmayacağını anlayıp daha az yetenekli oldukları ve sevmedikleri alanlara yönelmişlerdir . Bunun sonucunda tahmin edin ne olmuştur ? Büyük bir mutsuz insan topluluğu . İşine gitmek istemeyen , okuluna gitmek istemeyen , stajına gitmek istemeyen , işinden ve patronundan nefret eden insanlar oluşmuştur . Belki de bu insanlar çok ama çok iyi birer sporcu veya herhangi bir alanda çok başarılı insan olabilirlerdi . Ama sistemin büyük saçmalığı , eğitimin yetersizliği ve sporcu alt yapılarında ki yetersizlik ülkeyi bu duruma sokmuştur . 

Bu konu ile ilgili çok güzel bir hikayeyi sizinle paylaşmak ve durumu daha da açıkça belirtmek istiyorum . Kartal ve tavuk hikayesinden bu durumu daha da iyi anlayacağınıza eminim . 

Bir kartalın yumurtalarından biri nasıl olmuşsa tavuk çiftliğine düşmüş . Çiftlikteki tavuklardan biri bunu sahiplenmiş . Sonra kartal yumurtadan çıkmış ve tavuklarla beraber yaşamaya başlamış. O kadar tavukla yaşayınca kendini tavuk zannetmiş . Çevresindekiler de ona tavuk gözüyle bakıyormuş . O bazen bunun öyle olmadığını düşünse de bunu dile getiremiyormuş . Bir gün gökyüzünde uçan kartalları görüp bende uçabilirim demiş ve herkes ona gülmüş . Kartal üzülmüş her gün uçan kartalları izliyormuş . Diğer tavuklar onunla alay ediyorlarmış . Ve bundan bıkan kartal artık tavuk gibi yaşayıp tavuk gibi ölmüş . 

Bu hikaye bize her şeyi özetliyor çünkü bu kartalın hikayesi aslında Türk insanının hikayesidir . Her Türk kartal gibi doğar ama çevresindekilerin etkisiyle tavuklaşır ve kartal olarak geldiği dünyaya tavuk olarak veda eder . Hikayede ki gibi bazen aramızdan bazıları çıkar ben aslında  büyük bir iş adamı olabilirim veya ben büyük bir sporcu olabilirim der . Ve başına kartalın başına gelenler gelir herkes ona güler . Sen tavuksun tavukluğunu bil ve otur yerine der . Bu insan buna çok üzülür bir kaç kez daha dener ama bir süre sonra o da bıkar ve tavuklaşıp sıradan bir insan olarak ölür . Bu serüvenden geçen insanımızın oranı %95 tir . Daha da fazla bile olabilir . Çünkü ülkemizde tavuklaşmak artık sıradan bir olay . Çevresindekini tavuklaştırmaya çalışmak ise %99 . 

Arda Turan örneği var önümüzde , çok başarılı ve Barcelona da oynamakta . Peki neden dünyaca ünlü bir tek o var . Aslında bir kaç tane daha başarılı sporcumuz var . NBA da bir çok başarılara imza atmış Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur , Ersan İlyasova gibi isimlerde var . Ama ülkemizden yetişen futbolcu sayısı neden Arda Turan'la sınırlı . Bildiğiniz gibi Almanya'da 2 milyon Türk var ve bu topluluktan çıkan Türk futbolcu sayısı , Türkiye'de ki 40 milyon genç nüfustan daha fazla . Bugün Türk milli takımına baktığımızda çoğu oyuncu gurbetçi . Bu sizce de çok komik değil mi ? sizce de çok dramatik değil mi ? Bu kadar genç nüfusa rağmen sadece milli takım örneğinde bile genç nüfusun nasıl değerlendirildiği gözlemlenmektedir . Gerçekten çok acı . Peki sizce Almanya'da olan sistem ülkemizde olsa ülkemizden çıkan futbolcular nasıl olurdu . Kaç tanesi Barcelona'da , kaç tanesi Real Madrid'de oynardı? . Dünya futbolunda Almanya ve İspanya gibi olabilir miydik ? Bence kesinlik olurduk ve bir çok futbolcumuz büyük takımlarda oynardı . Fakat maalesef bu insanlar şu anda ya bir kahve de okey oynuyor , ya sanayi de araba tamir ediyor , ya düz bir memur ,  ya mühendis ya doktor ya da sevmedikleri herhangi bir işi yapmakla meşgul . 

Amerika'da bir buluş yapıyor biri sizce hangi ülkeli ? Türkiye . Trük bilim adamlarını tutamıyoruz . Hepsi gidiyor sizce neden ? Tabi ki onlara bu imkan verilmediğinden . Türk Profesörlerin çoğunu Yurt dışına kaptırıyoruz neden ? Çünkü gerekli finansman sağlanmadığı için bilim adamları gibi onlarda proje üretmek amacıyla ülke dışına gidiyor . Ben olsam ben de aynısını yapardım . Çünkü muazzam bir potansiyelin var fakat bunu sergileye bileceğin bir ortam yok . Onlarda haklı olarak gidiyorlar ve beyin göçü yaşanıyor . 

Umarım ülkemiz de bazı şeyler değişir ve genç nüfusa verilen önem artar . Genç nüfusa yapılan yatırımlar artar . Genç sporculara verilen destek artar . Alt yapılara verilen önem artar . Eğitime harcanan bütçe artar . Umarım bunlar olur . Ve artık dünya da daha önemli bir ülke haline gelebiliriz . 

Umarız yazımızı beğenirsiniz . Sizi bir nebze bilgilendirebildiysek  ne mutlu bize diyor ve yazıma son noktayı koyuyorum . 













0 yorum:

-->